CenkCv

CenkCv

Altı Ayakkabılı Uygulama..!

 

Altı Şapkalı Düşünme tekniğinin yaratıcısı olan Edward De Bono’ya göre, altı farklı uygulama yaklaşımını bir araya getirerek mükemmel insanı yaratabiliriz. Düşünme yaklaşımlarını şapka ile simgeleyen yazar, uygulama yaklaşımlarını hareket çağrışımı olan ayakkabı, terlik ya da çizme ile simgelemiştir. Uygulamanın ayakkabı ile somutlanmasının bir sebebi de, ayakkabının çift olması ve uygulama yaparken, birden fazla yaklaşımın sık sık aynı anda gerekmesidir. Bir düşünme ve simgeleme dehası ile, her uygulama yaklaşımı için, ayrı bir renk de atamıştır.

Lacivert Resmi ayakkabı

Lacivert, bir çok üniformada kullanılan resmi bir renktir. Lacivert akla donanmayı ya da polisi getirir. Donanma ve polis ise talimleri, her zaman aynı sırada ve aynı şekilde yapılan rutin işleri ve resmiyeti çağrıştırır. Herkesin yaşamında kullandığı birçok rutin vardır. Rutinler işimizi kolaylaştıran ve bize zaman kazandıran süreç modelleridir. Birçok insan rutin işlerden sıkılır. Ancak rutinler tehlikeli hatalar yapmamızı engeller. Sözgelimi; her sabah hastanelerde tüm hastaların ateşinin ve tansiyonunun ölçülerek kaydedilmesi ciddi hataları ve tehlikeleri önleyen bir rutindir. Bir sporcuyu çalıştırırken, bir çocuğu yetiştirirken, ameliyat yaparken ya da bir firmayı yönetirken rutinler vardır. Rutinlerin bazı temel özellikleri olmalıdır. Ne zaman hangi rutinin kullanılacağı kolayca anlaşılmalıdır. Bir rutini uygulamak kolay olmalıdır. Rutinler kolay öğrenilebilir ve hatırlanabilir olmalı, kullananlara anlamlı gelmeli ve kuşkuya, karışıklığa meydan vermemelidir.

Rutinleri uygularken bir memur gibi lacivert resmi ayakkabılarımızı giyeriz.

Gri Spor ayakkabı

Gri, sis, duman ve net olarak görememeyi hatırlatır. Sis gittiğiniz yolu net olarak görmenizi engelleyen gri renkli bir perde oluşturur. Böyle bir durumda tüm enerjinizi çevrenizden bilgi almaya yönlendirirsiniz. Gri uygulama tarzı da benzer bir şekilde bilgisizlik sisini dağıtmaya çalışır. Amaç; olabildiğince fazla bilgi edinmektir. Gri belirsizliktir, nereden başlanacağının bilinememesidir. Belirsizliğin ortadan kaldırılması için, gözlem, araştırma, inceleme yapılır ve kanıt toplanır. Spor ayakkabılar sessiz oldukları için onları giyen bir kimse dikkat çekmeden dolaşabilir. Gri ayakkabı uygulama tarzında bulunan bir kimse de bir bakıma gizli gizli dolaşır, dinler ve araştırma yapar. Bu ayakkabı biçimi resmi olmayan rahat ve sakin bir biçimdir. Gri uygulama tarzında araştırma yaparsınız, ancak ne bulacağınızı bilemezsiniz. Atacağınız bir sonraki adımı bulduklarınız belirler. Gri spor ayakkabısı tarzında amaç bilgi toplamaktır. Bilgi toplama ise önemli bir etkinliktir; çünkü diğer bir çok uygulama türüne temel oluşturur.

Belirsizlikten çıkmak, yönümüzü bulmak için bilgi toplarken, araştırma yaparken gri spor ayakkabılarımızı giyeriz.

Kahverengi Yürüyüş ayakkabısı

Kahverengi, toprağı, zemini ve ayağın yere sağlam basmasını çağrıştıran pratik bir renktir. Yürüyüş ayakkabıları ise zor koşullarda kullanılabilecek pratik ve sağlam ayakkabılardır. Kahverengi yürüyüş ayakkabılı uygulama mevcut duruma göre belirlenir. Çoğunlukla bu durumlar yerleşik rutinlerin dışında kalırlar. Esneklik, kahverengi yürüyüş ayakkabılı tekniğin çok önemli bir yönüdür. Durum değiştikçe siz de davranışınızı değiştirirsiniz. Eğer yapmaya karar verdiğinizi yapamazsanız hedefinizi değiştirirsiniz. Bu teknik katı değildir. Elinizden ne geliyorsa onu yaparsınız. Kahverengi yürüyüş ayakkabılı uygulama gösterişsiz ve basittir. Uzaktan öneri sunan nitelikte bir uygulama değildir. Her zaman işin içindedir. “Eline ayağına üşenmeyen“ türünde bir uygulamadır. Basitlik, pratiklik ve esneklik kahverengi yürüyüş ayakkabısının en önemli özellikleridir. Kahverengi yürüyüş ayakkabılı teknik etkili ve verimli olmak zorundadır. Verimlilik; girdiler ve çıktılar arasında denge sağlamaktır. Etkililik; Ulaşılmak istenilen sonuca varmak için gerekli tüm kaynakların sağlanması anlamına gelir. Bu uygulama tarzındaki bir kişi belirli prosedür ve kurallara sahip olmadığı için inisiyatif kullanmak zorundadır. Kahverengi yürüyüş ayakkabılı uygulama durumunda nasıl davranılacağı öncelikle içinde bulunulan durumun gereksinimlerince saptanır.

Günlük karışık ve rutinleri belirlenmemiş uygulamalarda hızlı çözüm bulmak ve durumu yönetmek için basit, pratik ve esnek davranıp inisiyatif kullanmak için kahverengi yürüyüş ayakkabımızı giyeriz.

Turuncu Lastik Çizme

Turuncu yumuşak bir renk değildir, canlı ve vurucudur. Bu renk neredeyse “buradayım” diye bağırır. Beynimizde alarm zilleri çalar. Turuncu renk tehlikeyi, patlamayı, dikkat çekmeyi ve uyarıyı çağrıştırır. Lastik çizmeler ise itfaiyecileri ve kurtarma görevlilerini çağrıştırır.(sivil savunma ekipleri gibi). Turuncu Lastik Çizmeli uygulama tarzı, acil durumlar ile ilgilidir. Uygulama acil olarak kodlanır kodlanmaz, öncelikler değişir ve yeni uygulama kuralları ortaya çıkar. Şiddetli, ani hemen hareket etme zorunluğu taşıyan durumlar turuncu lastik çizmeli uygulamayı gerektiren karakteristik durumlardır. Tehlike tehdidi oluşturan her durum, turuncu lastik çizmeli uygulamayı gerektirir. Her türlü kaza çoğunlukla turuncu lastik çizme tarzı bir tavır gerektirir, çünkü insan hayatını kurtarmak ve zararı azaltmak için hızlı hareket edilmesi gerekir. Acil durum geçtikten sonra bazı insanlar duruma başka türlü müdahale edilmiş olunması gerektiğini iddia ederler. Standart tepki kalıpları etkili değildir, çünkü her durum kendine özgüdür. Yoğun duygular söz konusudur. Çoğunlukla yetersizlik söz konusudur. Turuncu uygulama tarzı her türlüsünden cesaret gerektirir. Turuncu tarz uygulamada önce tehlike asgari düzeye indirgenir (kontrol). Daha sonra tehlikenin tamamen ortadan kaldırılmasına çalışılır. Yangınlarda , yangının yayılmaması için önce kontrol altına alınır daha sonra söndürülür. Turuncu tarz uygulama kontrol, kararlılık ve bütünlüğü olan bir stratejidir. Bütün katılımcıların ekip çalışması yapması gereklidir. İnsanları içeren acil durum ve krizlerde insan psikolojisi konusunda bilgi sahibi olmaya gereksinim duyulabilir.

Turuncu lastik çizmeli uygulama biçiminin ana özelliği tehlikeye ve bu tehlikeyi azaltmanın yollarına odaklanmaktır. İlk uygulamanın başarısız olması durumunda devreye sokulmak üzere yedek bir uygulama (B Planı) tasarlanırsa risk faktörü azaltılır.

Acil Durumların Özellikleri :

İnsan yaşamına karşı bir tehlike söz konusudur.
Olaylar çok çabuk gelişir.
Durum değişkenlik gösterebilir.
Durum önceden tahmin edilemez. Bir çeşit uygulama acilen gereklidir.
Çoğunlukla bir kişi acil durumdan dolayı suçlanabilir.

Uygulamanın beraberinde getirdiği riskler vardır :

Uygulama daha fazla zarar ve hasara sebep olabilir.
Uygulama, amaçlanan sonuca varılmasını sağlayamaz.
Uygulama, diğer uygulama seçeneklerinin önünü tıkayabilir.

Acil durumlarda Güvenliğin sağlanması ve Risklerin önlenmesi için Turuncu Lastik Çizmemizi giyeriz.

Pembe Terlik

Pembe sıcaklığı ve duyarlılığı ifade eder. Genelde kadınsı bir renktir, evi, aileyi ve rahatlığı çağrıştırır. Pembe nazik bir renktir. Terlik ise rahatlığı anlatır. Pembe terlikler içinde saldırgan olunabileceğini düşünmek çok zordur. Pembe terlik tarzı, insan duygularını ve insana ilgi göstermeyi ön plana alan tüm uygulamalarda kullanılır. İlgi göstermek için psikoloji ve insan doğasını çok iyi bilmek gerekmez. İlgi göstermek entelektüel bir davranış değil, insani bir duygudur. Son birkaç yıl içinde iş dünyası insan unsurunun önemli olduğunu anladı. Çalışanların motive edilmesi işte başarının anahtarı haline geldi.

İlgi Gösterme Seviyeleri :

Niyet: İlgi gösterme isteği
Duygu: Duygudaşlık sempati gösterme. Empati kurma.
Jest: İlgi gösterildiğini vurgulayan davranışlar.
Uygulama: Yardım etme ve ilgi gösterme isteğinin gerçekleştirilmesi.

Annelik görevi uygulaması ya da yöneticinin ekibini motive etmesi gibi şefkat gerektiren motive etme uygulamalarında Pembe Terlik giyeriz.

Mor Binici Çizmesi

Mor, yetkiyi çağrıştırır. At ve ata binmek güç ve karizma göstergesidir. Mor Binici Çizmesi yetki ve gücü simgeler. Bir makamın ya da bir yetkinin sağladığı üstünlük kullanılarak oynanan bir roldür. Burada hakimiyet unsuru söz konusudur. Kişi kendi yeteneği ile değil, resmi bir güç ve yetkiyle hareket eder. Bir hakemin futbolculara üstünlüğü, bir yöneticinin ekibine talimat vermesi ya da bir öğretmenin öğrencilerinin disiplinini temin etme durumları Mor Binici Çizmesi uygulamalarıdır.

Bir rolün gücünü o rolün sorumluluğu takip eder. Rolün gücü arttıkça sorumluluk alanı da genişler. Mor uygulama tarzında kişi önceden belirlenmiş uygulama adımlarına başvurmaz. Mor uygulama tarzında uygulamanın biçimini durum ve koşullar değil, rolün özelliği belirler.

Mor binici çizmeli uygulayıcılar otoriter fakat medenidirler. Davranış güçlü, tarafsız ve adil olmalıdır. Rolü oynayanlar davranışlarını her zaman beğendirmek zorunda değildirler, ancak zorbalık ve kabadayılık kabul edilemez tutumlardır.

Bir kişinin üniforma giyiyor olması mor uygulama tarzının açık bir göstergesidir. (Polis, Jandarma, Zabıta vb.). Ancak; Resmi rolleri olan birçok görevli ise (okul müdürleri, müfettişler vb.) üniforma giymezler. Onlar resmi konumlarını bilen insanlarla çalışırlar, ancak yine de yaptıkları bütün mor çizme uygulamalarını açıkça belli etmeleri önemlidir.

Makam ve konumdan kaynaklanan yetki ve güç kullanımı uygulamalarında Mor Binici Çizmemizi giyeriz.

Sonuç

Altı Ayakkabılı Uygulama Yaklaşımının Yararı :

Altı tür uygulama yaklaşımının renkler ve ayakkabılar ile simgelenmesi, uygulama yaparken gerekli yaklaşımların unutulmaması için önemli bir teknik sunmaktadır. Birçok alanda, bu altı tür yaklaşımın birden fazlası kullanılmak zorundadır. Tek tür yaklaşımın yeterli olduğu görevler çok nadirdir. İnsanlarla karşılaşmayan, yalnızca rutin görevleri sırası ile yapan bir operatör memur, belki sadece Lacivert Uygulama yapıyor olabilir. Ama genellikle memurlar, insanlar ile karşı karşıya ve onlarla iletişim içindedir. Durum böyle olunca, tüm uygulama yaklaşımlarının birden gerekli olduğu çok sayıda görev yapmaktadırlar. Yöneticiler için ise, altı tür uygulama yaklaşımının hepsini birden kullanmak neredeyse olmazsa olmaz bir zorunluluktur. Bir yönetici, rutin işlerini yaparken Lacivert, sık sık olan belirsizlik durumlarında Gri, pratik, esnek olmayı ve inisiyatif kullanmayı gerektiren günlük kombine işlerde Kahverengi, yetki ve güç kullanması gereken disiplin durumlarında Mor, kriz durumlarında Turuncu ve ekibini teselli ve motive etmesi gereken durumlarda Pembe uygulama yapmak zorundadır. Yöneticinin bu uygulama yaklaşımlarından birinde göstereceği başarısızlık, onu, görevini ve sorumluluklarını yerine getirememe durumuna sokacaktır.

Kısaca Altı Ayakkabılı Uygulama makalesi için tıklayınız..!

Aynı Anda Çoklu Yaklaşım Uygulaması makalesi için tıklayınız..!

 

02 Aralık 2008 Salı Posted by | 1 | 1 Yorum

SWOT Analizi..!

 

SWOT analizi, incelenen kurumun, sürecin, durumun ya da kişinin güçlü (Strenghts) ve zayıf (Weaknesses) yönlerini belirlemekte ve dış çevreden kaynaklanan fırsat (Opportunities) ve tehditleri (Threats) saptamakta kullanılan bir tekniktir. SWOT analizinde amacımız; iç ve dış etkenleri dikkate alarak, varolan güçlü yönlerimizden ve fırsatlardan en üst düzeyde yararlanacak, tehditlerin ve zayıf yanlarımızın etkisini en aza indirecek plan ve stratejiler geliştirmektir. SWOT analizi, sadece güçlü olduğumuz ve büyük fırsatların yattığı alanlara odaklanmamızı sağlamakla kalmayıp zayıf olduğumuz ve gelecekte bizi bekleyen tehditleri de görmemize yardımcı olur.

SWOT analizinin iş dünyasında genel olarak uygulandığı durumları şu şekilde sıralayabiliriz :

  • Yeni bir pazara girerken pazarın yapısının çözümlenmesinde
  • Stratejik bir plan geliştirilmesi aşamasında
  • İş süreçlerinin geliştirmesinde
  • Sorun tanımlama ve çözüm oluşturulması aşamalarında
  • İnsan kaynakları geliştirilmesinde ve performans yönetiminde
  • Nicel verilerin yetersiz ve bilgilerin kişilerin belleklerinde olduğu durumların analizinde

Güçlü Yönlerin Saptanması

  • Üstün noktalarım nelerdir..!
  • Neleri iyi yaparım..!
  • Başkaları, güçlü yanlarım olarak neleri görmekteler..!
  • Hangi tür işleri daha iyi yapıyorum..!
  • Hangi konularda başkalarından daha iyiyim..!
  • Hangi iyi özelliklerimi gereksiz kullanıyorum…!

Zayıf Yönlerin Saptanması

  • Zayıf noktalarım nelerdir…
  • Neleri kötü yapıyorum…
  • Başkalarının gözüyle ne gibi zayıflıklarım var…
  • Hangi tür işleri yapmak istemiyorum ya da yapamıyorum…
  • Başkaları hangi konularda benden daha iyiler…
  • Nelerimi iyileştirmeye ve geliştirmeye gereksinimim var…

Fırsatların Saptanması

  • Çevremde ne gibi ilginç gelişmeler yaşanıyor, neler olup bitiyor…?
  • Önümde duran fırsatlar neler…?

Tehditlerin Saptanması

  • Önümde ne gibi engeller var…?
  • Rakiplerim ne durumdalar…?
  • İş, ürün veya hizmet standartlarında her hangi bir değişim söz konusu mu…?
  • Değişen teknoloji her hangi bir şekilde beni tehdit ediyor mu…?
  • Finansal sorunlarım var mı, yoksa hangi durumlarda çıkabilir…?

 Fırsat yaratan ya da tehdit oluşturan kaynaklar nelerdir :

Teknoloji ve pazarda oluşan değişimler

–Hükümet politikalarındaki değişiklikler

–Sosyo-kültürel yapıdaki değişimler

–Yerel olaylar

 Güçlü Yönleri artıran kaynaklar nelerdir :

–Eğitim, Seminerler, Sürekli Öğrenme

–Kurumlarda yöneticiler (iyi yöneticiler fırsat yaratır)

 Zayıf Yönleri Ortaya çıkaran kaynaklar nelerdir :

–Kriz durumları

–Kurumlarda yöneticiler (kötü yöneticiler tehdit oluşturur)

Kişisel SWOT analizimizi yapabileğimiz gibi kurumlarda da beyin fırtınası yöntemleriyle SWOT analizi yoğun olarak yapılmaktadır. Özellikle iş görüşmelerinde “Kendinizi kısaca anlatın, güçlü yönleriniz nelerdir?” şeklinde sorularla karşılaşma olasılığınız yüksektir.

SWOT analizi sonucunda :

  • Güçlü yönlerimizi fırsatlardan yararlanacak şekilde kullanabiliriz.
  • Zayıf yönlerimizin farkına vararak onları güçlü yönlere dönüştürecek stratejiler geliştirebiliriz.
  • Çevremizdeki tehditleri güçlü yanlarımız ile bütünleştirerek fırsatlara dönüştürebiliriz.

 

02 Aralık 2008 Salı Posted by | 1 | Yorum bırakın

Düşünme Şapkalarımızı Takalım..!

 

Hadi gelin, ekip olarak bundan sonraki tüm toplantılarımızda altı değişik renkli şapka takarak daha iyi bir diyalog kuralım aramızda. Hangi renk şapkayı takıyorsak onun ruhuna uygun konuşalım. Böylece kendimizi daha iyi ifade eder, ne demek istediğimizi daha açık anlatırız. “ Ne demek altı renkli şapka takmak?” diye soruyor musunuz ?

Bakın; Edward de Bono denilen ve yaratıcı düşünme tekniklerinin doğrudan öğretimi konusunda uluslararası bir otorite olan doktor, insanlar faydalansın diye düşünme teknikleri üretmiş. Aslında burada açıklanan her şeyi bilmekteyiz, ama bunları bir teknik olarak uygulamaktan kaçınmaktayız, ya da yanlış uygulamaktayız. Öncelikle şunu bilmeliyiz; bir düşünür gibi davranırsak; gerçekten bir düşünür olur çıkarız.

Şimdi Altı Şapkalı Düşünme Tekniğini kısaca inceleyelim:

Beyaz şapka : Beyaz, tarafsız ve objektifdir. Bu şapka objektif olgular ve rakamlarla ilgilidir.

Kırmızı şapka : Kırmızı, öfke tutku ve duyguyu çağrıştırır. Duyguları tespit etme yönünde bir bakış açısı verir.

Yeşil şapka : Yeşil, bereket ve verimli büyüme demektir. Yaratıcılık ve yeni fikirlerle ilgilidir.

Siyah şapka : Siyah, karamsar ve olumsuzdur, kötümserdir. Bir şeyin niçin yapılmayacağını görür.

Sarı şapka : Sarı, güneş gibi aydınlık ve olumludur. İyimser, umutlu ve olumlu düşünme ile ilgilidir.

Mavi şapka : Mavi, serinkanlılığı temsil eder ve her şeyin üstündeki göğün rengidir. Düşünme sürecinin düzenlenmesi ve kontrolu ile uğraşır.

Şapkalar işlevleriyle değil renkleriyle tanımlanır, bunun iyi bir gerekçesi vardır. Eğer bir kişiden bir konu hakkındaki duygusal tepkilerini ortaya koymasını isterseniz, ondan dürüst bir cevap almanız hemen hemen olanaksızdır. Çünkü; insanlar duygusal olmanın yanlış bir şey olduğunu düşünürler. Ancak ”kırmızı şapka” terimi tarafsızdır. Birisinden bir süre için ”Siyah şapkasını çıkarmasını istemek”, ondan ”Bu kadar olumsuz olmayı bırakmasını” istemekten daha kolaydır. Renklerin tarafsızlığı, şapkaların sıkıntı duymadan kullanılmalarını sağlar. Düşünme aktiviteleri, kınanma tehlikesi olmayan, kuralları önceden tanımlanmış bir oyun durumuna gelir. Şapkalara doğrudan göndermeler yapılır.

Senden siyah şapkanı çıkarmanı istiyorum..!
Bir süre için hepimiz kırmızı şapkalarımızı takalım..!
Sarı şapka düşünmesi bu kadar yeterli, şimdi beyaz şapkamızı takalım..!

Beyaz şapka

Beyaz şapka düşünürü bulduklarını masaya koyar cebinden bozuk paralar, çignenmiş ciklet parçaları ve bir kurbağa çıkaran okul çoçuğu gibi zamanla beyaz şapka rolü doğal bir davranış biçimi haline gelecektir. Kişi artık tartışmaları kazanmak için cümle aralarına lehte ifadeler koymaya çalışmayacaktır. Böylece onda doğayı herhangi bir yan amaç gütmeden inceleyen bilimsel gözlemcinin ya da kaşifin tarafsız objektifliği gelişecektir. Harita yapıcının görevi harita yapmaktır. Beyaz şapkaca düşünmesinin amacı pratik olmaktır. Bu yüzden her türlü bilgiyi ortaya koymalıyız. Önemli olan bilgilerin kesinlik derecesini doğru bir biçimde belirtmektir.

Kırmızı şapka

Genel olarak zihnimizin arka planında korku, öfke, nefret, şüphe, kıskançlık ya da sevgi gibi güçlü duygular yer alabilir. Bu duygusal arka plan algılama biçimimizi sınırlar ve yönlendirir. Kırmızı şapka düşünmesinin amacı, bu arka planı görünür kılmak ve sonradan ortaya çıkacak etkisinin öngörülmesini sağlamaktır. Kırmızı şapka takmak düşünüre ”Konu hakkında duygularım bunlardır” deme olanağı sağlar. Duyguları düşünmenin önemli bir parçası olarak meşrulaştırır. Duyguları görünür kılar, böylece duygular düşünme haritasının veya harita üzerinde rotayı çizen değer sisteminin de bir parçası olurlar.

Yeşil şapka

Yeşil şapka takmak insanları otomatik olarak daha yaratıcı hale getirmez. Ancak bu şapka, düşünürlere daha yaratıcı olmaları için gerekli zamanı ve dikkati sağlayabilir. Bu şapkayı takan kişi yaratıcı düşünmenin kavramlarını kullanacaktır. Çevresindeki kişilerden onun yeşil şapka düşünmesi sonucu ortaya koyduğu fikirleri yaratıcı fikirler olarak ele almaları beklenir. En ideali hem düşünürün hem de dinleyicinin yeşil şapka takmasıdır. Verimliliği, büyümeyi ve tohumların değerini simgeler. Yaratıcı duraksamayla düşünür. Bir an için duraksayarak bulunduğu noktada alternatif fikirlerin olup olmayacağını araştırır. Düşünür, bu fikirden ileri doğru hareket ederek yeni bir fikre ulaşır. Kışkırtma yeşil şapka düşünmesinin önemli bir unsurudur. Kışkırtma olağan düşünme kalıplarının dışına çıkmamız için kullanılır.

Siyah şapka

Siyah şapka değerlendirmesi özellikle olumsuz değerlendirmelerle ilgilidir. Siyah şapka düşünürü, yanlış ve hatalı olanları düşünür. Neyin deneyime ya da doğruluğu kabul edilmiş bilgiye uymadığına işaret eder. Siyah şapka düşünürü, birşeyin neden işleyemeyeceğini gösterir, risklere ve tehlikelere işaret eder. Tasarımdaki hataları gösterir. Bu şapka eleştirme şapkasıdır. Ancak bir tartışmada taraf tutmak anlamına gelmediğini özellikle belirtmek isterim. Herhangi bir taraf tutma ve herhangi bir tartışma söz konusu değildir. Olumsuz durumların haritaya katılması için yapılan objektif bir girişimdir. Düşünme ve yöntemindeki hatalara işaret edebilir.

Sarı şapka

Sarı şapka düşünmesi olumlu ve yapıcıdır. Sarı renk güneş ışığının parlaklığını ve iyimserliğini sembolize eder. Siyah şapka düşünmesinin olumsuz değerlendirmelerine karşılık, sarı şapka olumlu değerlendirmelerle ilgilenir. Bu şapkanın bir ucunda mantıklılık ve pratiklik öbür ucunda hayaller ve umutlar olan bir yelpaze vardır. Sarı şapka düşünmesi değerli ve yararlı olan şeyleri arar ve araştırır. Daha sonra bu değerli ve yararlı şeyler için mantıklı destekler sağlamaya çalışır. Sağlam temellere dayanan bir iyimserliği ortaya koymaya çalışır. Bu düşünme, yapıcı ve üreticidir. Somut teklifler ve öneriler çıkar.

Mavi şapka

Mavi şapka kontrol şapkasıdır. Düşünürün düşünme faaliyetini düzenler. Konunun araştırılması için gereken düşünme faaliyeti üzerinde düşünce geliştirmektir. Mavi şapka düşünürü orkestra şefi gibidir. Diğer şapkaların kullanılması için çağrıda bulunur. Üzerinde düşünülecek konuları, sorunları tanımlar ve soruları biçimlendirir. Yerine getirilmesi gereken düşünme görevlerini kapsar. Mavi şapka, düşünme sürecini gözler ve oyunun kurallarına dikkat edilmesini sağlar. Tartışmayı durdurur ve harita türü düşünmede bulunulması konusunda ısrar eder. Disiplini sağlar.

Altı Şapka Düşünmesinin Faydaları :

Altı şapkalı düşünme kavramının iki ana amacı vardır. İlk amacı düşünürün her seferinde sadece bir şeyle uğraşmasını sağlayarak düşünme faaliyetini sadeleştirmektir. Altı şapkalı düşünme tekniği ile düşünür, duyguların, mantığın, bilginin, umut ve yaratıcılığın hepsine aynı anda dikkat etmek yerine onlarla ayrı ayrı ilgilenebilme olanağı sağlar.

İkinci ana amacı gerekli düşünme biçimlerine istenildiği anda geçiş yapmayı sağlamaktır. Düşünme şapkalarının bir tür kısaltılmış talimatlar olduğu söylenebilir.

Altı şapka kavramından en fazla yararın sağlanabilmesi için herkesin oyunun kuralları hakkında bilgi sahibi olması gerektiği açıkça ortadadır. Altı şapkalı düşünme kavramı, insanlar arasında bir tür ortak dil haline geldiğinde verimli olacaktır.

 

29 Kasım 2008 Cumartesi Posted by | 1 | Yorum bırakın

Edward de Bono Soruyor… Yaratıcılık mı, Yırtıklık mı?

 

Yırtıklık, icat edilmesi gereken yeni bir kavramdı. Yırtıklık, tümüyle farklı olmak arzusundan kaynaklanan bir yaratıcılık türüdür. Yaratıcılık, her zaman için yeni ve farklıdır, bu durumda genel kanı her yeni ve farklı şeyin yaratıcı da olması zorunluluğudur. Böylece, her farklı, tuhaf ve çizgi ötesi olan ‘yaratıcı’ sıfatını hakeder.

Bu düşünceye veya bu tarz yaratıcılığa karşı herhangi bir itirazım yok. Benim tek endişem insanların ‘yırtıklık’ ile ‘yaratıcılık’ kavramlarını eşit tutarak gerçek yaratıcılığa yazık etmeleridir. Yaratıcılık “Hey bana bakın, ne kadar da yaratıcıyım değil mi?!” diye bağırmaz.

Üzücüdür ki, sıradışıların oluşturduğu oldukça uzun bir sıra vardır- sanki tüm hippilerin hippi üniformalarını giymeleri gerekiyormuş gibi. Farklı olma arayışı ile motive olmanın yanlış bir tarafı yoktur. Ancak bunun, sıradışı olmak adına sıradışı olmak noktasında kalması yazık olur. Yan düşünme sürecinde provokasyonun son derece önemli bir rolü vardır. “Po arabalarının kare tekerleği vardır.” tipik bir provokasyon örneğidir. Provokasyonun üzerinde oturup “Bu yaratıcı değil mi.?” demek yerine kare tekerlekten hareket ederek akıllı suspansiyon tasarımına ilerlenebilir. Provokasyon değerli bir basamaktır; ancak yararlı bir sonuç değildir.

Yırtıklığın yaratıcılıkla bu kadar sık eş anlamlı kullanılmasının sebebi, yırtıklığın çok kolay olmasıdır. Böylece, farkedilmek ve yaratıcığıyla gösteriş yapmak isteyenler bu izlenmesi en kolay rotayı takip etmektedir. Bu bir seçenek ve seçimdir. Benim bakış açıma göre pek yapıcı bir seçenek değil. Sadece sıradışı olmanın ötesinde katkı yaratabilen yaratıcılığa sonsuz saygım var. Bu durumda anahtar soru “Bu yaratıcılık hangi değeri yaratır?” Cevap göz çelici olabilir ancak bir çığlık da kulağı çeler. Gerçekten de çığlıklarla dolu bir dünyada yaşamak istiyor musunuz?

 

29 Kasım 2008 Cumartesi Posted by | 1 | Yorum bırakın

Altı Şapkalı Düşünme Tekniği

 
Altı Şapkalı Düşünme Tekniği Edward De Bono‘nun 1985‘te yayınlanan kitabıdır. İngilizce adı Six Thinking Hats ‘tir. De Bono, insanların birkaç farklı şekil ve yaklaşımla kavrama ve düşünme eylemini gerçekleştirebildiğini incelemiştir. Bu yaklaşımlar hakkında teori geliştiren yazar, insanların düşünme alışkanlıkları ile kendilerini kısıtlayarak, sadece bir veya iki yaklaşımla düşünme eylemini gerçekleştirdiğini gözlemlemiştir. De Bono, farklı yaklaşımların tanımlanması ve bu yaklaşımların nasıl kullanılabileceğinin öğretilmesi durumunda, insanların bu yaklaşımları kullanarak, toplantılarda ve takım çalışmalarında çok daha üretken olabileceğini öne sürmüştür. Yazar, lateral düşünmeyi destekleyici olarak, bir sorunun çözümünde belli bir yaklaşımın adaptasyonunu, Paralel Düşünmenin hayata geçirilmesi olarak tariflemektedir. Altı farklı yaklaşım tanımlamış ve her bir yaklaşımı farklı renkte şapkaların takılması ile sembolize etmiştir.

De Bono’nun Altı Şapkası :

Beyaz şapka (Boş sayfa): Tarafsız şapkadır. Görüşülen konu ile ilgili net bilgi ve raporlar ortaya konur. Sayıların şapkasıdır. (objektif)
Kırmızı şapka (Ateş): Duygusal şapkadır. Görüşülen konu ile ilgili olarak, kişilere hiçbir dayanağı olmadan, sezgi, fikir ve duygularını söyleme fırsatı verir.(subjektif)
Sarı şapka (Güneş): İyimser şapkadır. O işin avantajları ortaya konulur. Övgü ve olumlu görüşler söylenir. (objektif)
Siyah şapka (Yargıç cübbesi): Kötümser şapkadır. Eleştiri ve olumsuz görüşler ile görüşülen konunun riskleri, gelecekte doğuracağı problemler ortaya çıkar. (objektif)
Yeşil şapka (Bitki): Yenilikçi şapkadır. Konuyla ilgili alternatifler ve yeni yaklaşımlar araştırılır. ‘her şey uyar’ (spekülatif)
Mavi şapka (Gökyüzü): Serinkanlı şapkadır. Düşünce sistematize edilir. “Büyük Resim,” “İdareci şapka,” “düşünmenin düşünülmesi”, tüm süreci (gözden geçirme)

Altı Şapkalı Düşünme Tekniğinin Ana Amacı:

  • düşünme sürecine odaklanıp geliştirmek
  • yaratıcılığı cesaretlendirmek, paralel ve lateral düşünme
  • iletişimi iyileştirme
  • karar verme sürecini hızlandırma
  • tartışmalardan ve zaman kaybından kaçınma

Örneğin, bir sorunun incelenmesi ve çözüm üretilmesine dair bir toplantı düzenlenecek olursa, böyle bir toplantıda, çözüm için, Altı Şapkalı Düşünme Tekniğinin kullanılması mümkündür. Önce sorun incelenir, sonra çözüm önerileri üretilir ve daha sonra eleştirel değerlendirmelerin sonucunda uygun çözüm seçilir. Toplantı, herkesin, Mavi şapkanın toplantıyı nasıl idare edeceğini, nasıl hedef ve amaçlara ulaşılacağını duyuracağı beklentisi ile başlar. Tartışma, Kırmızı şapkanın sorunun çözümü ile ilgili fikir ve tepkileri toplama düşüncesi ile devam eder. Bu faz gerçek çözüm için kısıtların geliştirilmesi için de kullanılır. Tartışma, fikirler ve muhtemel çözümler üretmesi için Yeşil şapkaya geçer. Daha sonra tartışma, bilgi üretmeyi düşünen Beyaz şapka ile çözümleri eleştirmeyi düşünen Siyah şapka arasında gider gelir.

Herkes herhangi bir anda belli bir yaklaşıma odaklandığı için, grup, bir kişinin (Kırmızı şapka) duygusal tepki göstermesinden ya da başka bir kişinin (Beyaz şapka) objektif düşünmeye ve yine bir başka kişinin (Siyah şapka) yaklaşımlara eleştirel olmaya çalışmasından çok daha etkili olacaktır.

wikipedia

Kişisel gelişimle ilgili güzel bir kitaptır.

Gönderen eLfwand zaman: 1:54 PM

Etiketler: Kitap

6hats7

28 Kasım 2008 Cuma Posted by | 1 | Yorum bırakın

Edward De Bono


Edward de Bono Malta’da doğdu. Orta öğrenimini St. Edward’s College‘de yaptıktan sonra Malta Kraliyet Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdi. Daha sonra eğitimine, aldığı Rhodes Bursu ile Christ Church, Oxford’ta devam etti. Oxford’ta psikoloji ve fizyoloji dallarını derece alarak bitirdi ve tıp doktoru ünvanını aldı. Ayrıca Cambridge’den de bir doktora unvanı vardır. De bono, Oxford, Cambridge, Londra ve Harvard üniversitelerinde öğretim üyesi olarak da görev yaptı.

Dr. Edward de Bono yaratıcı düşünme tekniklerinin doğrudan öğretimi konusunda uluslararası bir otoritedir. ‘Yanlamasına düşünme’ (lateral thinking) kavramını ortaya attı ve bilinçli yaratıcı düşünme için biçimsel teknikler geliştirdi. Yazdığı elli dört kitap, otuz üç dile çevrildi. Ayrıca iki eğitici televizyon serisi hazırladı. Dünyanın geleceği ile ilgili, 2040 adlı bir de film yaptı. Ders vermesi için kırk sekiz ülkeden çağrılan ve birçok önemli uluslararası konferansa konuşmacı olarak davet edilen Edward de Bono, 1989 yılında Nobel ödülü kazananların katıldığı özel bir toplantıya başkanlık etti. Düşünme teknikleri konusundaki programı IBM, NTT(japonya), Du Pont, Prudential, Shell, Ericsson, McKinseys, Ciba-Geigy, Ford gibi konusunda lider olan birçok uluslararası şirkette uygulanmaktadır.

Dr. de Bono düşünme faaliyetinin okullarda doğrudan bir ders olarak okutulması konusunda çok kapsamlı bir müfredat programı da yönetmektedir. Bu program dünya çapında birçok ülkede başarıyla uygulanmaktadır. Kendisi Kavramsal Araştırmalar Vakfı (Condnitive Research Trust) ve Uluslararası Yaratıcılık Forumu’nun (Internatioanl Creative Forum) kurucusudur. Bu forum, konularında lider olan kuruluşların bir araya gelerek, yaratıcılık konusunda ortak çalışma yapmasını sağlamaktadır. Ayrıca Birleşmiş Milletler üyesi olan ülkelerin yeni fikirler üretebilmesi için New York’ta Uluslararası Yaratıcılık Bürosu’nu kurmuştur. Keşfettiği L-Oyunu şimdiye kadar yaratılan en basit gerçek oyun olarak tanımlanmıştır.

Dr. de Bono’nun çalışmaları, düşüncenin kendi kendini düzenleyen bir bilgi sistemi olması temeline dayanmaktadır.

Ek olarak,

Dünyaca ünlü bir konuşmacı, danışman ve araştırmacı yazar olan Edward De Bono’nun ilk akla gelen kitapları Altı Şapkalı Düşünme Tekniği ve Altı Ayakkabılı Uygulama Tekniği dir. Okuduğunuz gibi, düşünsel araştırma üzerine dünyada birçok vakfın da kurucusu ve yöneticisidir.

Eğitimin yaratıcılığı nasıl zedelediğini ortaya çıkartan çalışmalar yapmıştır. Eğitim danışmanlığı merkezinde yürüttüğü bir tasarım projesi sırasında dünyanın değişik ülkelerinden 4-12 yaş arası çocuklara çizdirdikleri resimleri çocuklar sorun çözüyor adlı kitabında toplamıştır. Kitapta çocuklara 5 sorun verilmiş, soruna buldukları çözümü resimlerle ifade etmeleri istenmiş ve çözüm yollarının yaratıcılığı analiz edilmiştir. Kedi ve köpeğin kavga etmesini engelleyin, köpeğin postacıyı ısırmasını engelleyin, bir fili nasıl tartarsınız, bir uzay aracı dizayn edin ve uyku problemi olan bir insanın uyumasını nasıl sağlarsınız sorularına çocukların bulduğu çözümlerin yüksek maliyetli olmasına karşın çok zekice ve pratik olmasını inceleyerek, eğitildikçe insan beyninin yaratıcılıktan uzaklaştığını, okul sisteminin ezberci eğitime yönlendirip insanın beyin kapasitesinin gittikçe daha az bir bölümünü kullanmasına neden olduğunu tartışır.

Edward de Bono   edwardbono

28 Kasım 2008 Cuma Posted by | 1 | Yorum bırakın